Nerdeyim
Konya
Bana Ulaşın
444 42 30
Bana Mail Atın
bilgi@rahimgundogar.com.tr
Ne Zaman Çalışıyorum
Pzt. - Cts: 08:00 - 17:00

SKOLYOZ VE ÜÇ BOYUTLU TEDAVİSİ

Skolyoz Nedir?

Sağlıklı bir omurgaya arkadan bakıldığında düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyoz omurganın boyun, sırt ve bel bölgesinde görülen yana doğru eğriliğidir. SRS(Skolyoz Araştırma Derneği)’ e göre 10° den büyük eğrilikler skolyoz olarak isimlendirilir. Skolyoz bir veya birkaç bölgede görülebilir. Tek, çift veya üçlü eğrilikler gelişebilir.

Skolyozun Görülme Sıklığı

Ülkemizde yapılan araştırmalarda %1,5 oranında skolyoz saptanmıştır.
Skolyoz 0-3 yaş aralığında daha çok erkeklerde, 4-9 yaş aralığında erkeklerde ve kızlar eşit oranda, 9 yaşından sonra kız çocuklarında erkek çocuklarından daha sık görülür. Çünkü kızlar daha erken ve daha hızlı bir büyüme gösterirler. Ayrıca erkek çocuklarına göre daha zayıf bir kemik yapısına sahiptirler.

Skolyozun Nedenleri

-Genetik yatkınlık: Ailesinde skolyoz hastası olanlar skolyoza daha yatkındırlar.
-Kas ve sinir hastalıkları: Omurgayı saran kaslarda kuvvet dengesizliği oldugu için skolyoza sebep olabilir.
-Doğuştan gelen omurga ve yumuşak doku anomalileri
-Omurgada oluşan asimetrik yüklenmeler

Bunlarla birlikte skolyozlu hastaların yaklaşık %80′ inin sebebi bilinmemektedir.

Skolyozun Belirtileri

-Omuz seviyelerindeki eşitsizlik
-Bir kürek kemiğinin daha belirgin olması
-Kalça seviyelerinin eşitsizliği
-Bir bacağın daha uzun görünmesi
-Sırtın yana doğru eğik durması
-Bel kıvrımlarının asimetrisi
-Giysilerin vücuda tam oturmaması
-Boynun bir tarafa eğik durması
-Öne doğru eğilince sırtın bir tarafındaki kabarıntı
-Göğüs kafesinin asimetrik duruşu
-Nadiren de olsa sırtta oluşan ağrı

Skolyoz tanısı röntgen filmi ile konur. Cobb denilen özel bir yöntemle skolyozun derecesi ölçülür. 25 dereceye kadar olan eğrilikler yalnızca egzersizle tedavi edilir. 25 ile 45 derece arası eğriliklerde egzersiz ve korse tedavisi uygulanır. 45 derece ve daha büyük eğrilikler ameliyat gerektirir.

Skolyozda Ağrı

Skolyozun ileri döneminde deformitenin artması ve çevre dokuların etkilenmesi, kas zayıflığı ve yorgunluğa bağlı gelişebilir. Skolyozun erken döneminde ağrı çok sık görülen bir bulgu değildir.

Skolyozun Tedavisi

Skolyoz için üç boyutlu bir tedavi yöntemi olan Schroth tedavisi, 1921 yılında Almanya’ da geliştirilmiştir. Bu yöntemde amaç; eğriliği düzeltmek, vücut farkındalığını arttırmak, günlük yaşam aktivitelerinde duruşu düzeltmek ve skolyozun ilerlemesini durdurmaktır.

Schroth üç boyutlu skolyoz tedavisi; düzeltici omuz ve kalça hareketlerini, elongasyon dediğimiz uzatma hareketini, düzeltici solunumu,duruşu düzeltmeyi ve günlük yaşam aktivitelerini düzenlemeyi içerir.

Schroth yöntemi skolyoz tedavisinde dünya çapında kanıtlanmış en etkili yöntemdir.

Schroth üç boyutlu skolyoz tedavisi bu konuda eğitim alan fizyoterapist tarafından uygulanmalıdır.

Schroth prensibine göre skolyozlu hastalar kapsamlı bir değerlendirmeye alınır. Eğriliklerinin çeşidine göre terapistin uyguladığı omurgayı hareketlendirici egzersizler ve düzeltici hareketler ile tedavi programlanır. Bu yöntem hastanın egzersizlerini gün içinde düzenli olarak uygulamasını gerektirir.

Tedaviye dahil edilen hastaların çoğunda 2-3 haftalık bir programda dahi duruşlarında anlamlı farklar elde edilir. Bu fark hastaları egzersizlerini sürdürmeleri konusunda motive eder.

Hastanın tedavi programına egzersiz tedavisi ile birlikte korse tedavisi dahil edilmesi gerekirse en kısa zamanda protez ortez teknikerine yönlendirilmelidir.

Çevrenize dikkatli bakın. Eğri oturan çocuklar, ders çalışırken masaya gömülerek çalışan öğrenciler, kıyafetlerinin üzerine oturmadığından yakınanlar, arka ceplerindeki cüzdanla oturan erkekler ve daha niceleri skolyoz için risk altında. Çevrenizde bu tarz kişiler varsa en kısa zamanda bir fizik tedavi hekimine muayene olunmalı ve gerekli görülürse Schroth terapistine yönlendirilmelidir.

Sağlıklı günler dilerim.

 

Fizyoterapist Eyşan Vera Turcan

Schroth Terapisti

Özel Akademi Meram Hastanesi

 

İDRAR KAÇIRMA PROBLEMLERİ

İdrar kaçırma Problemleri

Normal bir mesanenin (idrar torbası), iki ana işlevi vardır. Bunlar idrarı depolamak ve istenildiği zamanda depolanmış idrarı boşaltmaktır. İdrarın istemsiz bir şekilde dışarı çıkması “İnkontinans” ya da İdrar kaçırma olarak adlandırılır.

 

İdrar kaçırmanın nedenleri nelerdir?

• Obezite,
• İlerleyen yaş,
• İdrar torbası sarkması,
• Genetik,
• Sistit,
• Vajinal enfeksiyonlar,
• İdrar yollarında veya böbrekte taş,
• Menopoz,
• Zor doğumlar,
• Demans alzheimer hastalığı
• Sinir sisteminin hastalığı

KRONİK  İDRAR KAÇIRMA TİPLERİ

Oluş şekline ve belirtilerine göre beş grupta değerlendirilmektedir.

Sıkışma Tipi İdrar Kaçırma (İdrar torbası kas aktivitesinde aşırılık): En sık karşılaşılan tiptir. Aniden ortaya çıkan, idrar torbasının (mesanenin) aşırı kasılmaları sonucu kişide engellenemez bir idrar yapma isteği ve sıkışma hissi oluşur. Kişi idrarını tutamaz ve tuvalete yetişene kadar istemeden idrarını kaçırır.

Bu kişilerde belirti olarak sıkışma, gün içerisinde 8 ve daha fazla idrara çıkma, gece idrara kalkma ve istemsiz idrar kaçırma vardır. İleri yaş, şeker hastalığı, aşırı kilolu olma ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları sıkışma tipi idrar kaçırma için risk faktörleridir. Genellikle su sesi duyulduğunda, el yıkama sırasında, sıvı gıdalar alındığında, idrar yapma ertelendiğinde, soğuk havalarda dolaşıldığında ve çarşıdan eve gelindiğinde dış kapıyı açarken tetiklenmektedir. Mesane erken ve istemsiz kasıldığı için ciddi sıkışma hissine rağmen, tuvalete yetişilse bile, yapılan idrar bir çay bardağını geçmemektedir.

İdrar kaçırma ve ne zaman olacağının bilinmemesi sonucu, bu hastalarda her an idrar kaçırabilme endişesi oluşmakta ve sonucunda psikolojik problemler ile karşı karşıya kalınabilmektedir.

Stres Tip İdrar Kaçırma: ikinci sık karşılaşılan idrar kaçırma tipidir. Karın içi basıncın ani artması, mesane boynunun ve idrar çıkış yolunun sarkması, idrar tutmamızı sağlayan kasların zayıflaması nedeniyle olmaktadır. Genellikle  menopoza girmiş bayanları etkilemektedir. Çok doğum yapmış olmak, aşırı kilolu olmak, alt karın bölgesinden ameliyat olmuş olmak (kadın-doğum, idrar yolları ve kalın bağırsaklarla ilgili) riski arttırmaktadır. Öksürme, hapşırma, eşya kaldırma, gülme, koşma ve hareket ile kolay ortaya çıkması karakteristiktir.

Taşma Tipi İdrar Kaçırma (Üretra tıkanıklığı ve idrar torbası kas aktivitesinde zayıflık): Mesane çıkış yolunun tıkanması ve mesane kasılmalarının bozukluğu nedeniyle ortaya çıkmaktadır. İdrar torbası idrarla doludur ve idrarı boşaltma görevini yerine getiremez. Mesane sürekli dolu olsa da sıkışma hissi ara ara hissedilir. Dolayısıyla dolu mesane kapasitesinin sık sık aşılması sonucu taşma şeklinde ortaya çıkan idrar kaçırma görülür. Hastalar sık aralıklarla idrara çıkma ihtiyacı hissederler. İdrar yaparken zorlanma, bekleme, damlama, idrar tazyikinin azalması ve idrar sonrası damla damla idrar gelmesi taşma tipi idrar kaçırmayı düşündürebilir.

Fonksiyonel Tip İdrar Kaçırma: Hareket kabiliyeti zayıf olan hastalarda görülür. Hastalar idrar yapma ihtiyaçlarını fark edememekte veya ettikleri halde tuvalete yetişememektedirler. Kişilerin kontrolleri dışında zamanında tuvalete ulaşamamasına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Depresyon, demans (bunama), hareket kısıtlılığı ve bazı ilaçlar gibi nedenlerle normal olgularda da fonksiyonel idrar kaçırma gelişebilmektedir. Hastalar idrar yapma ihtiyaçlarını fark edememekte veya ettikleri halde tuvalete yetişememektedirler.

Karışık Tip İdrar Kaçırma: İki ya da daha fazla üriner inkontinans tipinin birlikte görüldüğü durumdur. Stres ve sıkışma tipi idrar kaçırma birlikteliği en sık görülen formdur.

İDRAR KAÇIRMANIN ÖNLENMESİNE YÖNELİK DAVRANIŞ VE ALIŞKANLIK DEĞİŞİKLİKLERİ

Beslenme:

-Kola, kahve, çay gibi kafeinli  içecekler, çikolata ve akşam alınan sıvı idrar kaçırmayı tetikleyebileceği için kısıtlamalar yapılması konusunda  bireyler eğitilmelidir.

-İdrar kaçıran bireylerde kabızlık, tetikleyici etmen olabileceğinden kabızlığın önlenmesi için diğer sağlık sorunları nedeniyle olabilecek kısıtlamalar dikkate alınarak bol sıvı alımı konusunda birey    cesaretlendirilmelidir.

-Kabızlığın önlenmesi için lifli besinlerin alınması sağlanmalıdır.

-Obezite, kronik karın içi basınç artışına neden olduğundan kilo verilmesi idrar kaçırmada azalma veya iyileşme sağlayabilir.

İdrar torbası ve mesane eğitimi

Mesane ve pelvik kasları güçlendirici egzersizler tavsiye edilir.

İdrar kaçırma bilinenin aksine tedavi edilebilir bir sendromdur!

Hadiye YILMAZ

Fizyoterapist

Özel Akademi Meram Hastanesi

DENGE, KOORDİNASYON VE PROPİOSEPSİYON

 

DENGE

Kişinin yerçekimi merkezinin, varolan algısal çevrede, dayanma yüzeyinin alanı içerisinde tutabilmesidir.Diğer bir ifade ile destek tabanı  üzerinde ağırlık merkezini koruma yeteneğidir.

  • Çocuklarda ilk olarak ilkel refleksler hakim olur.
  • Bunların kaybolmasıyla düzeltme reaksiyonları açığa çıkar.
  • Beynin gelişip olgunlaşmasıyla da denge reaksiyonları ortaya çıkar.

Düzgün duruş ve uyum için;

  • Biliş
  • Algı
  • Fonksiyona ihtiyaç vardır.

Vücut kontrolü için;

  • kas-iskelet
  • sinir-kas
  • biliş-algı sistemlerinin tümüne ihtiyaç vardır.

Çocuklarda görsel uyarılara daha çok eğilim vardır. Çevrede vücudun nasıl pozisyonlanması gerektiğini algılar.Kendi hareketleriyle çevre hareketleri arasındaki farkı ayırt edemezse hareket açığa çıkması etkilenir.

ÇOCUKLARDA;

Kötü bilişsel gelişim varsa;

  • dikkat
  • hafıza
  • çevreye etkileşim olumsuz etkilenir. Bu sebeple denge olumsuz etkisi olur.

Buradan yola çıkarak;

Bilişsel gelişim fonksiyonlarının geliştirilmesiyle;

  • Düşme riski azalır.
  • Yaşlılık semptomların ilerlemesi engellenir.

REHABİLİTASYONUN AMAÇLARI:

  • Düzeltilebilir problemleri ortadan kaldırmak
  • Düzeltilemez olanların eksikliğini gidermek için başka şekilde karşılamak
  • Kronik olanların tehlikelerini en aza indirmek
  • Bağımsızlığı artırmak
  • Hareketliliği düzgün hale getirmek

KOORDİNASYON

Becerilerin öğrenilmesi, geliştirilmesi ve belli bir düzeye ulaşabilmesi, hareketlerin akıcı, güvenli, çabuk ve göze hoş gelecek şekilde yapılmasıdır. Yani;

Amaçlanan hareket için, sinir sistem ile kas-iskelet sisteminin uyum içinde etkileşimidir.

  • Koordinasyonun ilk şartı doğru bilgi teminidir. Doğru bilgilerin elde edilmesi ile yeni değerlendirmeler yapılabilir.
  • Koordine edilmiş bir hareketi yapabilmek için her şeyden önce o hareketle ilgili organların konumlarının ve birbirleriyle ilişkilerinin bilinmesi gerekir.Beyne bu bilgiler gözlerden, iç kulaktan, denge mekanizmasından, kaslardan, eklemlerden ve deriden gelir.

İyi bir koordinasyon için;

Propiosepsiyonun(uzaysal algı) sağlanmış olması gerekiyor.Eğer bunda hasar varsa yerini görsel kontrol alır ancak daha az başarılı olur.

KOORDİNASYON BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ:

  • Hasta kendini güvende hissetmiyorsa ve korkuyorsa
  • Kas gücünün üzerinde bir dirençle karşılaşıyorsa
  • Heyecan, ağrı gibi artmış duyusal uyaran varsa
  • Yorgunluk ve halsizlik varsa.

PROPİOSEPSİYON (UZAYSAL ALGI)

Vücudun uzaydaki pozisyonunu ve hareketini algılama duyusudur.

Propioseptif süreç;

  • Hareketin planlanması ve yapılması
  • Hareketin yönünün algılanması
  • Hız
  • Mesafe
  • Hareketin zamanlaması ayarlamalarını içerir.

propiosepsiyonla ilgili uyarılar vücuttaki alıcılar aracılığı ile 

ALINIR – BİRLEŞTİRİLİR – SİNİR BAĞLANTILARLA BEYNE GÖNDERİLİR.

TEDAVİ:

  • Gereken durumlarda doktor kontrolünde medikal tedaviler
  • Duyu bütünleme, duyu-algı-motor yönelik terapiler
  • Rehabilitasyon

REHABİLİTASYONDA EGZERSİZLER;

  • Hareket tekrarı, duyusal yolların kullanımı, aktivitelerin hızının zaman içinde artırılması esastır.
  • Hareketler basitten zora, yavaştan hızlıya doğru olmalıdır.
  • Amacı, beyinde hareket hafızası oluşturmak, geliştirmek ve sonra ki aktivitelerde kullanmaktır.
  • Sağlam kalan sinir sistemi yapılarla alternatif yollar oluşturmak.
  • Tekrar önemlidir.Tekrarla öğrenilir ve hafızaya kaydedilir.Gerekli hareketler daha az gayretle yapılabilir.
  • Egzersizler

*statik – gözler açık

*statik – gözler kapalı

*dinamik – gözler açık

*dinamik – gözler kapalı şeklinde ilerletilmelidir.

Dikkat edilmesi gereken hususlar;

  • Hastanın güvenliği
  • Düşmeler için riskler
  • Düşük seviyeli aktivitelerden başlamak
  • Çevre güvenliğinin maksimum olması
  • Ayakkabılar rahat olmalı ve kaygan olmamalıdır.

                                           

                                          Rahim GÜNDOĞAR

                                               Fizyoterapist

                             Özel Akademi Meram Hastanesi

Nasıl çalışırız?

Kişiye özel tedaviler, fonksiyonel kısıtlamaların ve ağrı alanlarının kapsamlı bir değerlendirmesi ile başlar. Uzman fizyoterapist ekibimiz, ilgili ihtiyaç ve hedeflerinize dayanan bir tedavi planı tasarlar. Bir ekip yaklaşımı kullanıyoruz. Tedaviniz boyunca, tüm normal fonksiyonel aktivitelere dönmenize yardımcı olmak için çok çalışacağız.

Taburcu olmaya hazır olduğunuzda, sağlıklı kalmanıza ve rehabilitasyonunuzu daha da geliştirmenize olanak tanıyan kişiselleştirilmiş bir ev egzersiz programı alacaksınız.